Hayvancılık sektöründe verimlilik, yalnızca hayvanın genetik potansiyeline değil, bu potansiyeli açığa çıkaracak olan besleme stratejilerine bağlıdır. Modern hayvancılıkta temel rasyonlar (ot, saman, mısır silajı veya tahıllar), hayvanın yüksek süt verimi, hızlı canlı ağırlık artışı veya güçlü bağışıklık sistemi için ihtiyaç duyduğu mikro besin maddelerini her zaman tam olarak karşılayamaz.
İşte bu noktada vitamin, mineral ve yem katkı maddeleri (premiksler) devreye girerek hayati bir rol oynar.
Doğal meralar ve standart kaba yemler, toprak yapısına ve mevsime bağlı olarak mineral bakımından fakir olabilir. Örneğin, bakır veya selenyum eksikliği olan bir toprakta yetişen bitkilerle beslenen hayvanlarda ciddi büyüme gerilikleri ve üreme sorunları görülür. Premiksler, rasyondaki bu açığı kapatan "sigorta" poliçeleridir.
Vitamin ve mineral eksiklikleri, klinik semptomlar görülmeden önce gizli (subklinik) verim kayıplarına neden olur.
Hayvancılık işletmelerinde en büyük gizli gider kalemlerinden biri döl verimi düşüklüğüdür. Beta-karoten, E vitamini ve selenyum takviyeleri; kızgınlık belirtilerinin netleşmesi, embriyonun tutunması ve doğum sonrası uterusun hızla toparlanması için elzemdir. Premiks kullanımı, "boş gün" sayısını azaltarak işletme karlılığını doğrudan artırır.
Günümüzde yem katkıları sadece vitamin ve mineralle sınırlı değildir. Verimliliği artırmak için şu maddeler de rasyonlara dahil edilmektedir:
|
Avantaj |
Açıklama |
|
Yem |
Daha az yemle daha fazla et ve süt üretimi sağlar. |
|
Bağışıklık |
İlaç ve veteriner giderlerini azaltır. |
|
Üreme |
Düzenli kızgınlık ve sağlıklı buzağı/kuzu verimi sunar. |
|
Ürün Kalitesi |
Sütün somatik hücre sayısını düşürür, etin raf ömrünü uzatır. |